| |||
STD, SUSTAINABLE "ECOLOGICAL AGRICULTURE AND THE ENVIRONMENT" ASSOCIATION
23 Mayıs 2011 Pazartesi
5 Mayıs 2011 Perşembe
çalışma grupları
![]() |
| Özer TOPSES, Gnl. Sekreter |
STD
SÜRDÜRÜLEBİLİR VE EKOLOJİK TARIM DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI
Yönetim Kurulumuz, 30 Nisan 2011 tarihli toplantısında aşağıdaki çalışma gruplarının tespitini yaparak onaylamış ve oluşturulan gönüllü çalışma grubu uzmanlarının CV / özgeçmişlerinin alınmasını ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesine, derneğimizin web sitesinde yayınlanmasına karar vermiştir.
1. Proje Çalışma Grubu:
Özer Topses; Grup Sorumlusu Genel Sekreter / Ziraat Mühendisi
Prof. Dr. Ata Utku Akçil Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi
Prof. Dr. Bülent Gülçubuk Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Doç. Dr. Cem Özkan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Prof. Dr. Ayşe Baysal Hacettepe Üniversitesi
Prof. Dr. Hikmet Pekcan Hacettepe Üniversitesi
Doç. Dr. Emine Didem Evci Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
Dr. Muzaffer Bumin Ziraat Yüksek Mühendisi
Aşkın Sürmeli Ziraat Yüksek Mühendisi
Öznur Şahin Öğretim Görevlisi
Başar Nacır Turizm ve Çevre Danışmanı / Uzman
2. Eğitim Çalışma Grubu:
Dr. Nermin Akyıl Ziraat Yüksek Mühendisi
Gül Sürmeli Ziraat Yüksek Mühendisi
Nizamettin Bekaroğlu Öğretim Görevlisi
Aşkın Sürmeli Ziraat Yüksek Mühendisi
Dr. Muzaffer Bumin Ziraat Yüksek Mühendisi
3. Tanıtım ve Propoganda Grubu:
Mustafa Nevruz Sınacı Araştırmacı / Gazeteci – Yazar
Belgin Özer Bolu Fidan Üreticileri Birliği Başkanı
4. Mali Koordinatör:
Turgut Önder Finansal Yatırım Uzmanı
5. Marketing – Pazarlama Koordinatörü:
Sürmeli Tarım A.Ş. – (Weesorb) Duran Bozkurt
30 Nisan 2011 Cumartesi
Sıfır Faizli Hayvancılık Faciası!..
Bir yatırım yapılmaya başlanmadan önce fizibilite (olabilirlik) raporu hazırlanır. Hayvancılık yatırımında fizibilite hazırlanabilmesi için inşaat mühendisine, mimara, zeotekniste, endüstri veya makine mühendisi, elektrik mühendisi, veteriner hekime ve ekonomiste veya tarım ekonomistine ihtiyaç var.
Mimar, kurulması öngörülen yatırımın arazisine mimari planı çizerek oturtur. İnşaat mühendisi, cinsine göre beslenecek hayvan kapasitesine göre inşaatın maliyetini hesaplar, planını çizer, bu plana göre makine mühendisi veya endüstri mühendisi makine ve ekipmanın yerleşim planını çizer. Veteriner Hekim bir yıllık veteriner hizmet bedelini hesaplar. Zooteknist, hayvan cins ve yaşlarına, hayvanın niteliğine göre yıllık yem tüketimini, elde edilecek canlı ağırlık et ve çiğ süt miktarını hesaplar.
Hayvancılık yatırımında işin can alıcı kısmı ekonomist veya tarım ekonomistinindir. Yukarıdaki tüm teknik elemanlardan hesaplamalar geldikten sonra ekonomist hayvan canlı ağırlık fiyat rayiçlerini piyasadan elde eder. Yani ekonomik kesim ağırlığına gelen hayvanların canlı ağırlık fiyatlarını piyasadan öğrenir.
Aylık elektrik, su , işçilik, yem giderlerini hesaplar. Bulduğu aylık giderleri hayvanların çiğ süt üretecek zamana kadar toplar. Diyelim ki işletmeye 2-3 aylık gebe düve alınmış olacak ise 6 ay gelir olmaksızın devamlı olacak gideri hesaplar. Bu arada çiğ süt satın alım fiyatını da 70 kuruş olarak elde etmiştir.
Yatırım bitip hayvanlar işletmeye konulduktan sonraki 6 aylık süreklilik arz edecek giderlerin toplamını da hesaplar.
Artık, sıra, gelirlere gelmiştir. Ekonomistimiz, veya tarım ekonomistimiz her hayvanın (holştain olsun diyelim) gelirini hesaplarken holştain hayvanın literatürdeki laktasyon (doğum başlangıcı ve bu başlangıcı takip eden 300 gün) verimi kabul edilen 6000 litre çiğ süt kabulü ile çiğ sütün 70 kuruşunu çarpar. Buluğu sonuç 4200 TL’yi işletmedeki toplam hayvan sayısı ile çarpar. Her yıl için bir buzağı elde edileceğini ve bu buzağılarının % 60’ının erkek olacağı var sayımı ile 22-24 ay sonra kesime geleceği var sayımı ile şimdiki canlı hayvan fiyatlarından hesaplama yaparak kasaplık canlı hayvan gelirini bulur. Buzağıların % 40’ının dişi olacağı var sayımı ile dişi buzağılardan oluşacak gebe damızlık düve gelirinin ne kadar ve hangi yılda veya kaçıncı aylarda gerçekleşeceğini hesaplar.
Gelir gider tabloları 0 (sıfır ) faizli kredinin miktarı milyon TL de olsa 2 yılı ödemesiz 5 yıl vadeli banka kredisini oluşacak kasaplık hayvan ve gebe damızlık düve geliri güya ödeyecektir.
Böyle hazırlanan hayvancılık fizibilite kredisinin Ziraat Bankası taliplilerine açmaktadır.
Böyle hazırlanan fizibilitede yazılmayan gerçekleri de Ziraat Bankası’nın kredi uzmanları maalesef onay vermelerinin sebebi ziraat bankasının bir devlet kuruluşu olması dolayısı ile iktidardan emir almasındandır.
Bu fizibilitede bir değil birkaç facia gizlenmektedir. Birincisi,O da bankacılık ölçütlerine göre satışa konu olan emtialardaki (çiğ süt-et) istikrarın olmayışıdır. Çiğ süt satın alım fiyatlarının 70 kuruş olma sürekliliğini sağlayacak bir serbest piyasa ekonomisinin veya çiğ süt satın alımlarında gerçekçi bir fiyat istikrar düzenin olmayışıdır. Bu düzeni serbest piyasanın değil tek satın alıcı konumunda olan süt sanayicileridir.
Bu fizibilitelerde ikinci facia ise holştain cinsi süt ineklerinde laktasyon ortalamasının reel anlamda 6000 litre olmayıp gerçekçi bir holştain laktasyon ortalamasının ülkemizde bulunmayışıdır. Ülkemizde cins ayırımı yapılmaksızın süt ineği başına yıllık verim ortalaması 1700 litredir. (Tarım Bakanlığı verileri)
Bu fizibilitede üçüncü facia yeni kurulacak işletmelere gebe düve nakillerinde buzağı düşüklüğü, erken doğan buzağı ölümlerinin, hatta nakliyede sakatlanma oranlarının ortaya konulmayışıdır. Nakillerde buzağı düşüklüklerini, nakil sonrasında da buzağı düşüklükleri ve ölümlerini Tarsim sigortası işletme sahibine tazmin ediyor ise de bunların işletme için zaman kayıpları olduğu gerçeği unutulmaktadır. Tarsim ölen süt ineğinin, gebe düvenin kendisinin bedelini tazmin ediyor olsa da süt ineğinin, gebe düvenin olası gelirini ödemiyor olması ve bunun gelir risklerinin fizibilitede olmaması işletme sahibi için bir faciadır.
İşte çiğ süt fiyatları 2010 Aralık ayında 70 kuruş iken 50 kuruşa süt sanayicileri tarafından 2011 Ocak ayında düşürüldü
Ziraat Bankası 0 (sıfır ) faizli hayvancılık kredilerinde ‘’ sektörde tecrübeli’’ olanları tercih ediyormuş.
Ziraat Bankası’nda 1985-1990 yılları arasında hayvancılık kredisi kullandıran uzmanlar halen çalışıyor olsalardı ‘’ biz bu filmi gördük ‘’ diyeceklerdi.
İktidarın hayvancılık politikalarında et, canlı hayvan ithalatı, çiğ süt satın alımlarında süt sanayicilerine teslimiyetçilik sürdürüldüğü takdirde;
Şimdi sıfır faizle kurulan hayvancılık işletmeleri kredi borçlarını ödeyemez duruma gelip ziraat bankasının haciz uygulaması ile yapılabilinecek satışta hiç kimse alıcı olmayacağından bu işletmeler ziraat bankasının uhdesine % 40 değerinden geçecektir. İşletme sahibi de işletme değerinin % 60’ı kadar bir meblağı bankaya borçlu kalacaktır. Yıllarca Ziraat Bankası kendi uhdesine geçecek bu işletmeleri korumak için bekçi parası verecektir.
Sahi 1985-1990 yılları arasında Ziraat Bankası’nın teşvikli hayvancılık kredilerinin ne kadarı geri döndü, ne kadarı battı. Biz bu rakamları bilmiyoruz. Bildiğimiz: Sadece Ankara’ da toplam 50 bin başlık işletmelerin, işletmeciliği sürdüremeden Ziraat Bankasının haciz takibine uğrayarak boş kaldığıdır, ziraat bankasının alacağını tahsil edemediğidir. Hazine parasının batırıldığıdır.
Şimdi de hem hayvancılığımız hem de milletin paraları batırılıyor.
Biz bu filmi görmüştük!
Mesleğimiz gereği tekrar seyrediyor ve zarar ettiriliyoruz!
20 Nisan 2011 Çarşamba
III.Olağan Genel Kurulumuz ifa ve icra edildi.
STD
SÜRDÜRÜLEBİLİR VE EKOLOJİK TARIM DERNEĞİ 3. OLAĞAN GENEL KURULU TOPLANTISI DİVAN TUTANAĞI
31.03.2011 / Perşembe
Saat: 16:00
Saat: 16:00
Derneğin 3. seçimli olağan genel kurul toplantısı için (ikinci toplantı) 31 Mart 2011 tarihinde ve saat 16:00’da dernek merkezi Bayındır sok. No: 37 / 10 Kızılay / ANKARA adresinde yapılmaya davet edilen üyelerden 23’ünün katılımıyla başlandı. Açılışı yapmak üzere Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Dağ söz aldı. Derneğin kurulduğu tarihten bugüne kadar gerek ülkemizin, gerekse derneğin tarım politikaları çalışmaları konusunda bilgiler ve görüşler sunarak günümüzde sivil toplum hareketinin önemini anlattı. Maddi ve manevi sıkıntılarla bugüne gelindiğini fakat toplumun bilinç düzeyinin gelişmesine ve kamuoyunun bilgilendirilmesini arzu ettiklerini, sosyal sorumluluk da duyarak derneğimizin önderliğini devam ettirmesinin faydalı olacağını ifade etti. Buna rağmen siz kıymetli üyelerin desteğiyle SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM hareketinin devam edeceği ve etmesi gerektiğini vurgulayarak başta üyelerimize, topluma, resmi kurum ve kuruluşlar ile tüketici ve üreticilere teşekkür etti. Bürokratik, klasik sivil toplumculuğun pek faydalı olmadığı kanaatiyle çok fazla üyeye sahip olalım, büyük gözükelim gibi düşünceler taşımadığımızı ve dolayısıyla teori – pratikte uzmanlaşarak; modern yeni teknikleri, bilgileri yerel ve evrensel ölçüde Türk toplumunun her kesimine sunulması gerektiğini bildirerek bu genel kurulda alınacak kararlarda bilhassa derneğin yaşamasının devamına karar verilmesi yönünde olacağını ümit ediyorum dedi ve toplantıya geçildi.
Gündemin birinci maddesi: Toplantı divanı oluşturulması için üyelere soruldu.
Gösterilen adaylar arasından Turgut Önder divan başkanlığına, Emin Öğüt başkan yardımcılığına, İbrahim Sarıer ve Abdulvahap Karataş ise yazman üyeliğe oybirliğiyle seçildiler.
Gösterilen adaylar arasından Turgut Önder divan başkanlığına, Emin Öğüt başkan yardımcılığına, İbrahim Sarıer ve Abdulvahap Karataş ise yazman üyeliğe oybirliğiyle seçildiler.
Gündemin ikinci maddesi: Gereği saygı duruşu yapıldı.
Gündemin üçüncü maddesi: Yönetim kurulu dönem faaliyet raporu Genel Sekreter Özer Topses tarafından okunarak üyelere dağıtıldı. Divan başkanı rapor ile 2008 – 2010 dönemine ait gelir – gider hesaplarını ve bilançoları müzakereye açtı. Hesaplar arasında aşırı fark olmadığı görüldü. Mali durum ve faaliyet raporu konusunda derneğin kurulduğu tarihten 31.12.2010 tarihine kadar geçen süreçte toplam gelirlerin 7406.00 TL., giderlerin ise 7301.54 TL. olduğu 2011 yılına 104.46 TL. müspet devirle girildiği görülerek üyeler de bu duruma memnuniyetlerini bildirdiler.
Gündemin dördüncü maddesi: Denetim kurulu dönem faaliyet raporu üyelerden Üzeyir Bilen tarafından okundu. Üyelerce müzakere edildi. 2008 – 2009 dönemi gelir ve gider hesapları ile döneme ait bilançolar genel kurulun bilgisine sunuldu.
Gündemin beşinci maddesi: Yönetim ve denetim kurulu raporları, 2008 – 2010 dönemine ait gelir ve gider hesapları ile döneme ait yıllık bilançolar ve raporlar yapılan müzakerelerden sonra toplantı divanı başkanı tarafından genel kurulun ibrasına ayrı ayrı sunularak oybirliğiyle ibra ve kabul edildi.
Gündemin altıncı maddesi: Derneğin yaşamına devam edip etmemesi konusu müzakereye açıldı. Ofis kirası, iletişim ve ulaşım faaliyet giderleri ile diğer masraflarının karşılanmasında zorluklar ve sıkıntılar olmakta olduğundan bahisle zor da olsa şimdilik belli bir süre daha yaşamasına ve devamına üyelerin oybirliğiyle karar verildi.
Gündemin yedinci maddesi: 2011 – 2013 dönemi tahmini bütçe taslağının 2011 yılına ait olanı (Genel giderler 800 TL., ulaşım giderleri 700 TL., temsil giderleri 400 TL., haberleşme 500 TL., kırtasiye giderleri 300 TL., diğer giderler 100 TL., toplam 2800 TL.) olarak oybirliğiyle kabul edildi. Buna göre 2011 yılına ait gelir tahmini bütçesi de 2800 TL. olarak oybirliğiyle kabul edildi. 2012 – 2013 dönemine ait tahmini bütçeler yönetim kurulunca yapılması uygun görülerek oybirliğiyle kabul edildi.
Gündemin sekizinci maddesi: Divan başkanlığına verilen önergeyle yönetim ve denetim kurulu seçimlerinin açık oylama ile yapılması önerildi. Divan başkanı önergeyi genel kurulun oyuna sundu. Yapılan oylama sonucunda oybirliğiyle önerge kabul edildi. Yönetim ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimlerine geçilerek adaylar soruldu.
Gösterilen adaylar arasında çarşaf liste yapılması oybirliğiyle kabul edildi.
Yapılan çarşaf listeye göre oylama yapıldı ve oybirliğiyle kabul edildi.
Buna göre yönetim kurulu asil üyeliklerine:
Hamdi Dağ, Özer Topses, Abdulvahap Karataş, Başar Nacır, Yusuf Tuna, Necla Bilgen, Dr. Muzaffer Bumin oybirliğiyle seçildiler.
Yönetim Kurulu yedek üyeliklerine, sırasıyla:
Emin Öğüt, Turgut Önder, Ülker Pamuk, Aşkın Sürmeli, Süleyman Bagatur oybirliğiyle seçildiler.
Denetleme Kurulu asil üyeliklerine:
Üzeyir Bilen, Mustafa Öztürk, Salih Arık seçildiler.
Denetleme Kurulu yedek üyeliklerine, sırasıyla:
Sami Demirkıran, İbrahim Şimşek, Mehmet Şimşek, oybirliğiyle seçildiler.
Gündemin dokuzuncu maddesi: Üyeler dilek ve görüşlerini anlattılar. Bazı üyeler ise derneğin yaşamasının idealimiz, sosyal sorumluluğumuz ile ülkemize ve toplumumuza karşı faydalar sağlaması açısından devamının sağlanmasında gönüllülük ve fedakarlık yapan yönetim kuruluna teşekkür ettiler. Divan başkanı aleyhte görüşlerin olup olmadığını sordu. Aleyhte görüşler olmayınca toplantıyı sonlandırmak üzere teşekkür etti ve oturumu kapattı.
Gösterilen adaylar arasında çarşaf liste yapılması oybirliğiyle kabul edildi.
Yapılan çarşaf listeye göre oylama yapıldı ve oybirliğiyle kabul edildi.
Buna göre yönetim kurulu asil üyeliklerine:
Hamdi Dağ, Özer Topses, Abdulvahap Karataş, Başar Nacır, Yusuf Tuna, Necla Bilgen, Dr. Muzaffer Bumin oybirliğiyle seçildiler.
Yönetim Kurulu yedek üyeliklerine, sırasıyla:
Emin Öğüt, Turgut Önder, Ülker Pamuk, Aşkın Sürmeli, Süleyman Bagatur oybirliğiyle seçildiler.
Denetleme Kurulu asil üyeliklerine:
Üzeyir Bilen, Mustafa Öztürk, Salih Arık seçildiler.
Denetleme Kurulu yedek üyeliklerine, sırasıyla:
Sami Demirkıran, İbrahim Şimşek, Mehmet Şimşek, oybirliğiyle seçildiler.
Gündemin dokuzuncu maddesi: Üyeler dilek ve görüşlerini anlattılar. Bazı üyeler ise derneğin yaşamasının idealimiz, sosyal sorumluluğumuz ile ülkemize ve toplumumuza karşı faydalar sağlaması açısından devamının sağlanmasında gönüllülük ve fedakarlık yapan yönetim kuruluna teşekkür ettiler. Divan başkanı aleyhte görüşlerin olup olmadığını sordu. Aleyhte görüşler olmayınca toplantıyı sonlandırmak üzere teşekkür etti ve oturumu kapattı.
(31.03.2011 / Saat 18:00)
Turgut Önder Emin Öğüt İbrahim Sarıer Abdulvahap Karataş
23 Şubat 2011 Çarşamba
Tarım Mumyaları: Çin Tezlerini Sarsan 3 Bin Yıllık Dolan Güzeli Uygur Türklerinin Yeni İdolü
|
ÇEVRE FELAKETİ YAŞANIYOR
Mustafa Nevruz SINACI (*)
"Dünya, elektrik üretiminde rüzgâr ve güneş enerjisi peşinde…"
"Dünya, elektrik üretiminde rüzgâr ve güneş enerjisi peşinde…"
Uluslararası Geochange Kurulu ve Ülkeler Deprem Kestirme Ağı Başkanı Prof. Dr. Elchin Khalilov “Yerkürede oluşacak olağanüstü değişimler” konulu raporunda, 2011 yılında sel, fırtına ve tornadoların yanı sıra, deprem ve yanardağ patlamalarında da artış olacağını belirterek, “2011 yılı dünyanın sismik ve volkanik aktivitesinin doruğa ulaşacağı bir yıl” dedi. Nitekim, Geçen yıl Avrupa da hava trafiğini felç eden Eyjafjallajokull Yanardağının ev sahibi İzlanda’da Bardarbunga isimli büyük volkan da patlama eşiğindeymiş (10.02.2011-Milliyet)
Ayrıca, geçen yıl ülkemizde Trakya, Marmara ve Karadeniz bölgelerinde, bu yıl da Bodrumda yaşanan, yine Avustralya’da büyük zararlara yol açan sel felâketlerinin, bizlere doğamızın son uyarıları olarak algılanmasını isterim. Bunun sonucu, ülkemizde özellikle önümüzdeki dönemde olası sel felâketlerine karşı gereken önlemlerin alınmasını halkımızdan, STK kuruluşlarından, tüm yerel yönetimlerden ve ilgili bakanlıklardan isteyelim!...
Ne yazık ki güzel ülkemizde siyasi yaşam gündemi, ya dinsel ya da etnik milliyetçiliğe dayalı hale geldi. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde çevre kirliliğine karşı duyarlı bir siyaset ve siyasi güç söz konusu değil. Oysaki dünyanın ve bölgemizin gündeminde çok acil olan birçok çevresel konu ve proje beklemekte.. Özellikle çevre kirliliği için alınması gereken önlemler gecikirse, çözümler zorlaşacaktır. Örneğin; Tuzlayı çürük yumurta ve yanık yumurta kokusu sardı. Tuzlada yaşan çevre kirliliğine dikkati çekmek için toplanan 20.000 imza TBMM ye sunuldu. Dericiler Organize sanayi bölgesine ait krom, sülfür, boya ve ağır metal içeren atıksuların arıtılmadan Umur deresine deşarj edildiği belirtiliyor (19.11.2010-Milliyet)
Ermenistan’daki eski model Medzamor nükleer santralından radyasyon sızmaları olduğu iddiası üzerine Iğdır, Ağrı, Muş, Tunceli, Hakkari ve Şırnak’ta 100 yerde ölçümler yapılıyor (25.01.2011-Milliyet). Ukrayna’da patlayan Çernobil nükleer santralının feci sonuçlarını lütfen hatırlayın ve Doğu bölgesindeki vatandaşlarımızın yaşamını ve sağlığını tehdit edecek bu riske karşı uyanık olalım.
Ülkemizde de, Mersin-Akkuyu’da Ruslar tarafından yapılacak nükleer santralın dünyada bir ilk olacağını ve 2007 de çıkardığımız yasada, kurulacak santralın kuracak şirketin ait olduğu ülkede 5 yıl denenmiş olması şartına uymadığı ortaya çıktı. (11.07.2010-Cumhuriyet)
Konya’nın Çeltik ilçesi Küçükhasan beldesindeki Akgöl, 1970’lerde DSİ Genel Müdürlüğü tarafından tarla açılmak amacıyla kurutuldu. Şimdi Türk-Alman bakanlıklarının işbirliği ile yeniden hayata döndürülüyor (10.2.2011-Cumhuriyet),
Konya’da obruk alarmı: Konya da son iki yılda 10 ayrı bölgede yeni obruklar oluştu. Böylece obruk sayısı 100’e yükseldi. Yanlış sulama yüzünden açılan ve yeraltı suyunu tüketen 5500 artezyen kuyusunun ancak 935 tanesinin ruhsatlı. (02.01.2011-Haberkonya) Sakarya Belediye Başkanı hakkında, Marmaray çalışmalarında çıkarılan 4.000 kamyon hafriyatı, Sapanca gölüne döktürdüğü iddiasıyla dava açıldı. (18.01.2011-Milliyet)
Zeytinin canına ot tıkayacaklar:
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılmasına dair yönetmelikte değişiklik yapılarak zeytinlik alanların üzerinde elektrik üretim tesisleri, madencilik, petrol ve doğalgaz arama ve işletme faaliyetleri, savunmaya yönelik stratejik girişimler yapılmasına imkân vermek için taslak yasa hazırladı. (27.01.2011-Cumhuriyet)
Sağlığımız açısından büyük risk taşıyan Nişasta bazlı şeker (NBŞ) Avrupa ülkelerinde yasaklanırken, bizde kotası arttırıldı (09.02.2011- Cumhuriyet). NBŞ ye karşı tüm dünyada tercih edilen Şeker pancarında, ülkemiz dünyanın en büyük 4. üreticisi. Bu üretimle ülkemizde tarım işçilerine umut olan ve işsizliğe çare sayılan şeker pancarının işlendiği şeker fabrikalarımız da ne yazık ki özelleştiriliyor.
Hatırlatma: “Bir şahsın yaşadıkça memnun ve mutlu olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmasıdır” Mustafa K. ATATÜRK
***
ÇEVRE FELÂKETLERİ VE ÖZELLEŞTİRME
Mustafa Nevruz SINACI
Maçahel’de düğün var!
Geçen yıl olası çevre felaketleri için gereken önlemleri düşünmeden özelleştirme yüksek kurulu onayı ile satılan onlarca HES’ler için çevreye duyarlı vatandaşlar iptal davaları açtılar. Özellikle Rize bölgesinde birçok HES satışı için iptal kararı çıktı (09.02.2011-Cumhuriyet)
Yine Trabzon da üzerine 7 adet HES kurulacak olan Galyan dere havzasının tutsak hale geleceği belirtiliyor (07.02.2011-Cumhuriyet). Bu santrallerin yaratacağı çevre kirliliğinin ekosistemi tehdit ettiği ve içme sularının kalitelerinin tartışıldığı JMO toplantısında 10 yıl sürecek inşaat çalışmalarında pek çok kirleticinin suya karışacağı ifade edildi.
Güzel ülkemizde alınan maden arama izni ile binlerce dönümlük orman arazimiz ve yüz binlerce ağacımız katlediliyor. Son 4 yılda verilen maden ruhsat sayısı 45.000’e çıkarken, Türkiye’mizin üçte birlik alanı yabancılara tahsis edilmiş oldu (12.06.2010-Cumhuriyet). 1923-2004 arası verilmiş ve yaşayan yaklaşık 1500 ruhsat varken, Mayıs-2004 de yürürlüğe giren yasal düzenleme ile 4 yılda 43.500 ruhsat verilmiş!..
Ne yazık ki ülkemizde her seçim döneminde Orman affı çıkar ve birçok işgalci bu aftan yararlanır. Şimdi de 2B düzenlemesi ile sadece İstanbul’da 77.000 dönüm orman arazisi talana açılmış oluyor (06.02.2011-Cumhuriyet). 2B arazilerinin yasa çıkartılarak satılmasının Anayasanın 169 ve 170. Maddelerine aykırı olduğu ve konunun Anayasa Mahkemesine taşınması halinde daha önce 5 kez iptal kararı veren yargının bu satışları da iptal edeceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Yukarıda sayılan çevresel tehlikeler dışında, güzel işlerde oluyor.
Kırmızı telefon harekete geçirdi. Tarım Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Greenpeace’in başlattığı Kırmızı telefon eylemi sonunda harekete geçti. Greenpeace Akdeniz kampanyası ile yavru balık avının durdurulması için imza veren 272.000 kişi ve 5000 SMS ile 2070 arama sonuç vermiş (11.02.2011-Cumhuriyet) Yapılan yanlış özelleştirmeler sonucu faaliyeti neredeyse sona erdirilen EBK yeniden harekete geçirildi. 17 büyük kentimizde halkımıza ucuz, sağlıklı ve hijyenik et ve et ürünlerini franchising sistemi ile satmak için 100 adet mağaza açıyor. (11.02.2011-Milliyet) Yerli tohum elden ele gezmeye başladı. Yerli tohum satışının Tohum Yasası ile yasaklanması ardından üreticiler, yüzyıllardır uyguladıkları yöntemle sakladıkları tohumları paylaştı. Seferihisar da düzenlenen Yarımada Tohum Takas Şenliğinde yerli üretimin önemine vurgu yapıldı. (06.02.2011-Cumhuriyet) Çöpten elektrik: Ekolojik enerji 8 yıl önce Kemerburgaz’da kurduğu TUBİTAK destekli merkezde tüm atıkları gazlaştırarak çöpten elektrik üretmeyi başardı. (09.02.2011-Cumhuriyet)
Tüm dünyanın yaşamsal açıdan korunması için gereken önlemlerin alınması sorunu sadece ülkemizde değil her ülkede ele alınmalıdır. Bunun için de geleceğin kentlerinin otomobilsiz ve çevreci olması gerekmektedir. Nitekim İngiliz Daily Mail gazetesi de kentleri kökten değiştirecek çevre korumalı projeleri uygulayan dünya ülkelerini yazdı. Londra, Tokyo ve Tayvan gibi kentlerde daha ekolojik bir yaşama geçilmesi ve daha az enerji tüketilmesi için güneş ve rüzgar enerjisinden faydalanılacağı, trafikteki araç sayısının düşürüleceği belirtildi (09.02.2011-Milliyet). Darısı başımıza diyerek, ülkemizde elektrik üretiminde rüzgâr ve güneş enerjisinden yararlanacak kurum ve kuruluşlarımızı hep birlikte destekleyelim. Umarım yukarıda sıralamaya çalıştığım çevre felaketlerine karşı çeşitli önlemleri hep birlikte alırız. Aksi halde dünyanın en güzel ülkesinin doğal yaşam olanaklarını göz göre göre kaybedeceğiz.
NOT: Japonya ve Kızılhaç, 1999 depreminin ardından Yalovada bir hastane yaptırdı. Amaç depremzedelere psikolojik destek verebilmekti. Ancak yapımı 7 yıl önce biten hastane bir türlü hizmete açılamadı. Modern cihazlarla donatılan hastane binası geçen sürede yıprandı ve yağmalandı. Şimdi binanın okula çevrilmesi isteniyor ama bürokratik engeller varmış.
(*) Referanslar ve kaynak: Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR
(**) Bu makaleler, 20 ve 21 Şubat 2011 tarihli (Ulusal) ANAYURT Gazetesi'nden alınmıştır. 21 Şubat 2011 Pazartesi
IZMIR TARIM GRUBU TARIM TEMSİLCİLERİ PARLAMENTOYA KAMPANYASI SON GELİŞMELER
Tarım ve tarımsal sanayide faaliyet gösteren 37 sektör temsilcisinin bir araya gelerek kurduğu, bu alanda Türkiye'nin ilk ve tek sivil toplum girişimi olan İzmir Tarım Grubu (İTG), gerek bugüne kadar gerçekleştirdiği etkinlik ve uygulamaya koyacağı projeler, gerekse takınmış olduğu gerçekçi tutum ve davranışları ile sektörde öncü konumunu sürdürüyor.
Nitekim kısa bir süre önce başlatmış olduğumuz "Tarım Temsilcileri Parlamentoya; Tarımcılar Meclise" kampanyamıza ülke çapında gösterilen ilgi artarak devam etmektedir. Daha önce de açıkladığımız üzere, hedefimiz Türkiye'de 100, İzmir'de ise 10 sektör temsilcisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girmesidir.
İzmir’de 2 Şubat 2011’de sivil toplum örgütlerinin geniş katılımı ile gerçekleştirilen basın toplantısı sonrası İTG, başta medya kuruluşları olmak üzere bütün kamuoyunu bilgilendirme ve söz konusu çalışmaya destek isteme faaliyetlerini artan bir tempo ile sürdürmektedir.
İzmir Tarım Grubu (İTG), Ankara ve İstanbul turlarından sonra, İzmir Valisi Sayın Cahit Kıraç ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu’nu ziyaret etmiş, kampanyaya desteklerini almıştır. Grup son olarak da Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi İzmir İl Merkezlerini ziyaret ederek, temaslarda bulunmuştur.
CHP VE MHP İZMİR İL BAŞKANLARINDAN “TARIMCILAR MECLİSE” KAMPANYASINA AÇIK DESTEK
Grup üyeleri önce MHP İl Başkanı Hasan Ali Türkaslan, daha sonra ise CHP İl Başkanı Tacettin Bayır ile görüşerek, İTG'nin son dönemde hızlanan etkinlikleri ile ilgili bilgi vermiş ve "Tarım Temsilcileri Parlamentoya / Tarımcılar Meclise" kampanyasına destek istemişlerdir. Yapılan görüşmelerde gerek Sayın Hasan Ali Türkaslan ve gerekse Sayın Tacettin Bayır, dünyada ve Türkiye'de tarım sektörünün gittikçe artan stratejik önemi hakkında geniş bilgi sahibi olduklarını, ayrıca kendi partilerinin de tarıma büyük değer verdiğini ifade etmişler, son olarak da İzmir Tarım Grubu'nun kuruluşuyla birlikte sektörel farkındalığın yükseldiğini ve önümüzdeki genel seçimde İzmir'den seçilecek milletvekilleri arasında tarım sektörünü gerçekten bilen, temsil yeteneği olan adaylara seçilebilecek sıralarda yer verilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını söylemişlerdir.
İzmir Tarım Grubu olarak, değerli MHP ve CHP İzmir İl Başkanlarına gösterdikleri yakın ilgiden dolayı teşekkür ediyoruz.
İZMİR TARIM GRUBU’NUN AÇIKLANMIŞ BİR ADAY ADAYI BULUNMAMAKTADIR
Bu süreçte, tarım ve tarıma dayalı sanayiden çok sayıda kişinin aday adayı olarak cesaretle ortaya çıkıp, tarım sektörünü temsilen Parlamento’ya seçilebilmek için büyük bir mücadele içine gireceğine yürekten inanıyoruz. Dolayısıyla şimdiden bütün adaylara başarılar diliyoruz, ancak şu anda İzmir Tarım Grubu olarak kimseyi aday göstermiş değiliz. Sektör ve camia tarafından merakla beklendiğini bildiğimiz grubumuzun aday destekleme açıklamasını uygun bir zamanda yapmayı umuyoruz. Bu çerçevede çalışmalarımız büyük bir titizlikle sürdürülmektedir. Değerli kamuoyunun dikkatine sunarız. Sumer Tömek Bayındır
İzmir Tarım Grubu (İTG) Başkanı
www.izmirtarimgrubu.org
www.tarimonemlidir.org
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


